Tekrar Biyopsi ve Satürasyon Biyopsisi:
Satürasyon Biyopsisi, ilk kez Stewart ve arkadaşları tarafından tanımlanmıştır. Bu yöntemde, prostat kanseri tespiti için ilk biyopsiden sonra ikinci bir biyopsi yapılır. Yapılan ikinci biyopsilerde, genellikle 23’e kadar örnek alınır ve bu sayede %34 oranında prostat kanseri tespiti sağlanmıştır. Başka bir çalışmada ise, her hastaya 24 örnek alınmış ve 16 örnekle kanser oranlarının en iyi şekilde elde edildiği görülmüştür. Ancak, bu yöntemle klinik önemi olmayan kanserlerin artması da mümkün olabilmektedir. Bazı araştırmalarda bu oran %15,6 olarak belirtilmiştir.
İlk biyopsisi negatif olan hastalarda yapılan ikinci biyopsi ile kanser yakalanma oranları %10-35 arasında değişir. Yine de tekrarlanan biyopsilerde kanser yakalama oranlarının giderek azaldığı unutulmamalıdır. Bu nedenle, ilk biyopside kanser tespit edilmeyen hastalarda yeni görüntüleme yöntemleri ve biyopsilerle en doğru yaklaşımın belirlenmesi gereklidir.
Eğer mpMR (multiparametrik MR) görüntülemesi yapılmış ve PI-RADS > 3 lezyon saptanmışsa, hedefe yönelik biyopsi yapılması önerilir. Ayrıca, tekrar biyopsi için diğer endikasyonlar PSA seviyesindeki artış, yeni tuşe bulguları, PSA dansitesinin artışı gibi faktörlere bağlı olarak hastayla birlikte değerlendirilmelidir.
Tekrarlanan biyopsilerin yapılması için belirli bir süre gereklidir. Çoğu durumda, kanser şüphesi devam eden hastalar için biyopsi en az 4-6 hafta sonra yapılmalıdır. Bu süre zarfında hastanın durumu ve belirtileri izlenir. Bazı durumlarda ise, 2-3 ay aralığında biyopsi tekrarı yapılabilir.
Özellikle, daha önce atipik küçük asiner proliferasyon ve yüksek dereceli prostatik intraepitelyal neoplazi (PIN) gibi bulgularla yapılan biyopsilerden sonra yapılan tekrar biyopsilerde, kliniki anlamlı prostat kanseri bulma oranları genellikle %6-8 civarındadır. Bu durum, tekrar biyopsilerin daha az etkili olabileceğini göstermektedir.
Satürasyon Biyopsisi ve mpMR İle Tanı:
Satürasyon biyopsisi, >20 örnek alınarak yapılan bir yaklaşımdır. Ancak, mpMR ile odaklı tanı yöntemleriyle birlikte, bu tür biyopsiler yalnızca seçilmiş vakalarda uygulanmalıdır. Bu, gereksiz biyopsi işlemlerinin önlenmesi için önemlidir.